Nurten Hanım’dan Örnek Alınacak Zayıflama Maratonu

Sitemizde siz değerli okuyucularımıza her geçen gün yeni zayıflama hikayelerini paylaşmaya devam ediyoruz. Takipçilerimiz tarafından bizlere gönderilen zayıflama hikayeleri içerisinde gerçekten hoşumuza gidenlerden bir tanesi de 40 yaşındaki ev hanımı Nurten’in zayıflama anıları ile ilgili derlediği yazısı oldu. Sizi zaman zaman güldürecek zaman zaman da derin düşüncelere itecek bu zayıflama öyküsünden önemli dersler çıkaracağınıza inanarak sevgili Nurten’in yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Şişmanlığımın Doğuşu; Annemin Yemekleri

Çocukluğumdan bu yana her zaman evdeki 5 kardeş içerisinde en tombul ve en besili çocuk olarak büyüdüğümü bilirim. Annem aç kalacağıma inanır ve eline geçen her şeyi bana yedirmeye çalışırdı. Yakın akrabalarımızın ileride çok şişman bir kız olacağım ile ilgili uyarıları da fayda etmezdi. Çünkü annem sağlıksız ve cılız bir genç kız olacağıma, kilolu ama kanlı canlı birisi olmamı tercih ederdi. Bu zihniyet ve bu beslenme düzeni ile geçen 18 yıldan sonra genç kızların en güzel yıllarının başlangıcı olarak nitelendirilen 18 yaşına geldiğimde hayat acı yüzünü bana göstermeye başladı.

İstedim Vermediler, Sen Şişmansın Dediler

Çocukken şişman ya da fazla kilolu olmak benim için pek bir anlam ifade etmiyordu. Ancak yaşım ilerlemeye başladıkça bazı şeylerin daha iyi farkında olmaya başladım. Özellikle de zayıf insanların her daim çok daha popüler olduğunu… Lise ve üniversite yıllarımın tamamını fazla kilolarım ile boğuşarak geçirdim. Kendimce bazı zayıflama yöntemleri uygulamaya çalışsam da çoğu zaman bunda başarısız oluyordum ve istediğim sonuçları kesinlikle alamıyordum. Denemediğim hiçbir şey kalmamıştı. Zayıflama aletleri, zayıflama ilaçları, bitkisel tedavi yöntemleri… Ne yaparsam yapayım kilo veremiyordum ve moralim git gide daha da bozulmaya başlamıştı.

Yıllar Sonra Annem ile Yüzleştim

Ömrümün en güzel yıllarıydı ve ben fazla kilolarıma o kadar kafayı takmıştım ki çevremde olan bitenden hiçbir şekilde haberim yoktu. Kimseyi umursamıyor, kimseyle konuşmuyor ve neredeyse tüm günümü evde oturarak geçiriyordum. Okula gitmek dışında saatlerimin tamamını uyuyarak, ders çalışarak ya da televizyon izleyerek tüketiyordum. Annem başlarda bu duruma pek sesini çıkarmasa da bir süre sonra o da işin ciddiyetini anlamıştı ve beni dışarıya çıkıp sosyal hayata karışma konusunda motive etmeye çalışıyordu. Yine beni çok zorladığı günlerden birisinde dayanamayıp ona patladım ve eğer şişmansam bunun tamamen onun yüzünden olduğunu bağırarak yüzüne vurdum. Söylediklerim belki kısmen doğruydu. Annem çocukluk çağlarımda beni o kadar fazla yemek yemeye alıştırmasaydı bugün çok daha zayıf ve güzel bir kız olabilirdim. Ama içten içe iyi bildiğim bir şey vardı. O da şişmanlığımın tamamen annemin suçu olmadığıydı. Sonuçta vücudumun sahibi bendim ve kendime ait bir iradem ile hür kararlarım vardı. Annemi dinlemeyebilirdim ya da verdiklerini geri çevirebilirdim. Böylece belki 18’li yaşlarıma geldiğimde çok daha ince bir kız olabilirdim.

Annemi Suçlayarak Vicdanımı Rahatlattığım Gerçeği

Şişman olmamın suçunu annemin üzerine yıkıp kendi vicdanımı rahatlatmak başlarda iyi gelse de bir süre sonra bu da beni tatmin etmemeye başladı. Çünkü suçlu kim olursa olsun, bu benim şişman bir genç kız olduğum gerçeğini değiştirmiyordu. Bir şeyler yapmalı ve hayatımda süregelen bu kötü düzene artık bir dur demeliydim.

Diyetisyen Desteği Alarak Beynimi Yeniledim

Zayıflama ilaçları, zayıflama aletleri ve daha birçok konuda gençliğimde çok sayıda kötü tecrübem olmuştu. Bu nedenle bu kez farklı bir yol izlemek istedim ve bir diyetisyene gitmeye karar verdim. İnternette yaptığım uzun araştırmalar sonucunda pek çok kişi tarafından övgüyle bahsedilen bir diyetisyene ilk randevumu alarak ziyarete gittim. Boy, kilo ölçümlerim yapıldıktan sonra 1.75 boyuna 90 kilo olduğum ortaya çıktı ve diyetisyenim en azından 65 kiloya inmem gerektiğini söyledi. Yani yaklaşık olarak 25 kilo vermem gerekiyordu. Beraber oturup uzunca konuştuk ve yaşam tarzıma uygun bir beslenme düzeni hazırladık.

Diyet Listesi Değil Beslenme Düzeni!

Diyetisyenimin 1.5 saatlik görüşmemiz esnasında bir an olsun bile diyet listesi demediğini fark ettiğimde oldukça şaşırmıştım. Bunun nedenini sorduğumda ise bana hedefimizin beslenme tarzımı tamamen değiştirmek ve bunu yaşamımın geneline uygulayabilmemi sağlamak olduğunu söyledi. Bu yüzden biz diyet listesi değil yeni bir yaşam tarzı hazırlamıştık aslında. Görüşmeden oldukça motive edilmiş olarak ayrıldım ve ertesi gün yeni beslenme düzenimi uygulamaya başladım. Her sabah kalktığımda güne 1 bardak limonlu soğuk su ile başladım. Çünkü soğuk suyun metabolizmayı geçici de olsa hızlandırdığını öğrenmiştim. Limonlu suyumun ardından ekmek kullanmadan ve şekersiz çay ile oldukça doyurucu bir kahvaltı yapıyordum. Öğle yemeklerinde diyetisyenimin tavsiyesi üzerine tavuk yemekleri ve salataya ağırlık veriyordum. Akşam ise yine et ve yoğurt üzerinden giden bir beslenme sistemini uyguluyordum. Uzun bir süre unu, tuzu ve şekeri tamamen hayatımdan çıkarttım. Bunun bana oldukça fazla faydası oldu.

Unsuz, Tuzsuz ve Şekersiz Bir Hayat

İlk günler ekmek, pilav ve makarna gibi yiyeceklerden uzak kalmak beni fazlasıyla yoruyordu.  Kendimi sürekli aç hissediyor ve her an diyeti bırakıp yiyeceklere saldıracakmışım gibi düşünüyordum. Ama beklediğim gibi olmadı ve gün geçtikçe kendimi daha da iyi hissetmeye başladım. Un, tuz ve şeker tüketmeden geçirdiğim her gün adeta vücudumu yenilememe yardım ediyordu. Kendimi artık çok daha enerjik ve zinde hissediyordum. Sanki üstümden koskoca bir ağırlık kalkmıştı. Çevremde beni gören herkes ne kadar değiştiğimi ve kilo verdiğimi söylüyordu. Ama ben hiç tartılmadan sadece giydiklerime bakarak kilo takibimi yapıyordum. Çünkü hedefim kısa değil, oldukça uzun vadeliydi. Hayatımın sonuna kadar zayıf bir insan olmak için yavaş ama emin adımlarla ilerlemem gerekiyordu.

Tartısız Geçen Bir Ayın Sonunda Aldığım Sonuç

Bahsettiğim yeme düzeni ve üç beyazı hayatımdan çıkartmam sayesinde 1 ayın sonunda 90 kilodan 82 kiloya kadar düştüm. Yani 1 ayda şaka maka tam 8 kilo vermiştim. Bu, senelerdir fazla kilolarla boğuşan ve artık bunu bir nevi kabullenen bendeniz için adeta bir mucizeydi. Daha da çok hırslandım ve evime en yakın spor salonuna başladım.

Spora Giderek Vücudumda Büyük Bir İncelme Sağladım

Spora başladıktan sonra kilo verme hızım arttı ve vücudum incelmeye başladı. Tartıda halen 70’lerde olsam da neredeyse 60 kilodaki bir kadınla aynı görünüyordum. Derim sıkılaşmıştı ve eskiden bıngıl bıngıl olan sarkmış kollarım artık çok daha diri gözüküyordu. Giydiğim her şeyden keyif almaya başlamıştım. Bu şekilde yaklaşık 3 ay daha kilo vermeye devam ettim.

4 Ayın Sonunda Yepyeni Bir Ben

4. ayımı doldurduğum gün bir heves ile tartıma çıktım ve gördüğüm manzaraya inanamadım. 4 ayda hedeflediğim 25 kiloyu tam anlamıyla atabilmiş ve 65 kilonun altına inmiştim. O gün oturup hüngür hüngür ağladım. Hayatımın dönüm noktası olan o günden bu yana yaklaşık 20 sene geçti ve halen kilom 70’in altında. Formumu düzenli spor yaparak, 3 beyazı tüketmeyerek korumaya devam ediyorum ve bu sistemi kilo vermek isteyen herkese tavsiye ediyorum.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu genç bir diyetisyenim. Zayiflamaiksiri.com sitesinden geniş bir kitleye ulaşmak ve insanların kilo verme süreçlerinde destek olmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Nurten Hanım’dan Örnek Alınacak Zayıflama Maratonu için yorumda bulun

    Nurten Hanım’dan Örnek Alınacak Zayıflama Maratonu için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Nurten Hanım’dan Örnek Alınacak Zayıflama Maratonu için ilk yorumu yapabilirsin.