17 Yaşındaki Arda’nın 6 Ayda 40 Kilo Verme Hikâyesi

Takipçilerimiz arasında son derece genç okuyucularımızın olduğunu bilmek bizi her zaman son derece mutlu etmiştir. Yine bu genç takipçilerimizden birisi, kilo verme yolculuğunu bizimle paylaşarak sevincine ortak olmamızı sağlıyor. Henüz 17 yaşında olan bu genç arkadaşımızı, azminden ve doğru bilincinden dolayı takdir ediyoruz. Küçük, büyük okuyan herkese destek olması dileğiyle yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Sen Ayaklarını Göremezsin!

Yazımın başlığını koymadan önce uzun bir süre düşündüm. İçimden hep dedim ki acaba benim en çok canımı yakan şey neydi? Ailemden gördüğüm baskı mı, insanların asla yapamazsın demesi mi yoksa kızlarla aramda olan sorunlar mı? Garip bir şekilde cevap hiçbiri değildi, beni en çok sarsan henüz dördüncü sınıfa giderken bir arkadaşımdan duyduğum bu cümleydi.

Hayatım boyunca hep kiloluydum. Dördüncü sınıfta çoktan 75 – 80 kilo civarına gelmiştim. Boyum uzundu ama son derece şişmandım da. Özellikle göbeğim ve yüzüm çok kiloluydu.

Tenefüste arkadaşlarımla futbol oynuyorduk ve karşı takımdaki bir çocuktan duymuştum bu sözü. Tam hatırlamadığım bir nedenden dolayı tartışıyorduk ve ben bağcıklarım çözüldüğü için topa vuramadığımı söylemiştim. “Bağcıklarının çözüldüğü nerden bileceksin? Sen ayaklarını göremezsin ki!” demişti bana. O gün hayatımda ilk kez kilolu biri olduğumu anladım, henüz 10 yaşındaydım.

Çocuklarınızı Çok Yedirmeniz Çok Sevdiğinizi Göstermez

Ben ailemden hep şunu da ye bunu da ye, arkandan ağlar bak tarzı cümleler duydum. Bana hiçbir zaman doyduysan sofradan kalk denmedi. Okuldan eve geldiğim an ellerini yıka da sofraya gel diyen bir annem vardı. Eve kim gelse yedirirdi bana özel değil. Tamam, kabul Türk örf ve adetlerinde böyle bir kültür var, ama ne yazık ki sevgili anneciğim buydu beni şişman yapan şey.

Sabah kuvvetli bir kahvaltı, her öğlen tost ya da hamburger, eve gelince pastalar börekler, akşam pilavlı makarnalı yemekler yiye yiye 15 yaşımda 120 kiloya ulaşmayı başardım. Sınıfımdaki çoğu arkadaşım yarı ağırlığım olan 60 kilo bile değillerdi. Ailemin bana çok yedirmesi beni çok sevdiklerini değil aksine beni aslında gerçekten çok sevmediklerini gösterdi.

Elbette Kilo Vermem İçin Ailemin Çabaları Oldu

15 yaşımdaki devasa kiloma gelmeden önce, ailemin birkaç kere beni zayıflatma girişimleri oldu. Bir seferinde annem teyzemle beraber beni korkunç bir diyetisyene götürdüler. Adam beni gördüğü an “yapamazsın” dedi. Anneme benim duymaz tarafımdan “18 yaşına gelsin de ameliyat ettirin bunu” demiş. İşte Türkiye’de ne yazık ki böyle insanların kilolu psikolojisini anlaması bekleniyor bir de, sadece yazık.

Bu girişimin sonrasında elbette ben daha da çok yemeğe ve gün geçtikçe şişmeye devam ettim. Adeta uçan bir balon gibiydim. Kocaman kırmızı bir surat, fil hastalığına yakalanmış gibi eller, yumukluktan ayakkabıya sığmayan taraklı ayaklar.. Her gün kendimden biraz daha nefret ediyordum ve tabi ki ailemi daha da çok suçluyordum.

Hep Yanaklarım Sevildi, Ben Hiç Sevilmedim

Erkekler belli bir yaşa gelince kızlarla olan münasebetlerini anlatmaya başlarlar, ben hiç anlatamadım. Belki bana sınıfımdaki çoğu erkekten daha fazla kız yakınlık göstermiştir ama hepsi sadece yanaklarımı sıkıştırırlardı. Çok tatlısın, çok sevimlisin derlerdi, hiç biri yakışıklısın demedi.

Tatlı olmak ve şirin olmak elbette çok güzeldi. Ama ben 8.sınıfa giderken babamın gömlek aldığı mağazadan dahi beden bulamıyordum, neyin tatlılığı yani? Tatlı olmak keşke mutlu olmak için yeterli olsaydı, her yanağımı sıkıştıran insan içimden bir şeyler koparıp gitti sanki.

Sigara Zayıflatır Diye Sigarayı Bile Denedim

Dünyada kilo almaktan daha kötü ne yaptın deseler herhalde ancak bunu yazabilirdim. Gençler arasında dolaşan bir muhabbet duydum liseye başladığımda. Sigarayı bırakınca kilo alınırmış, başlanırsa kilo verilirmiş. O zaman tabi çoğu arkadaşım yeni yeni sigara içmeye başlıyorlar, ben ise iğreniyorum. Okulda milletin yanında içmek yerine paketi gizleyip geceleri evde odamın camının kenarında içerdim. Birinin beni görmesini bırakım, kendi camdaki yansımamı gördükçe iğreniyordum. Bu iğrenç şey bana nasıl kilo verdirecek diye pek çok kez ağladım, zaten verdirmedi de. Elbette gerçekleri fark ettim, ama fark edene dek aylarca ciğerlerimi mahvetmeye devam ettim.

Neyse ki sigara bende bağımlılık yaratmadı ve kilo vermeme etkisi olmadığını anladığım an veda ettim kendisine. Hiçbir zaman arkadaşlarımın yanında içmedim ve hala içen insanlardan nefret ederim.

Kilolu Birinin Halinden Kilolu Biri Anlar

Lise 2. Sınıfa giderken bir gün, edebiyat öğretmenimizin kızı okula geldi. Kız, abla diyebileceğim bir yaştaydı. Ben o zaman 15 olduğuma göre, o 22 falandı. Sınıfın bir köşesinde oturup hamburger tarzı bir şey yiyordum ve bana gülümseyip el salladı. Yanıma gelip aslında kendisinin de eskiden çok kilolu olduğunu 35 kilo verdiğini söyledi.

İlk duyduğumda ona inanmadım ama resimlerini gösterince ikna oldum. Bana bir numara verdi ve aramamı söyledi, o kişi sana nasıl verdiğimi açıklar dedi.

O Numara Hayatımı Değiştirdi

Numarayı aldığımı dahi unutmuştum. İsim yoktu, yer yoktu, sadece rehberime kaydettiğim bir numaraydı. Yaklaşık 2 ay sonra bir gün o numaranın ne olduğunu hatırlayamadığım için numarayı aradım, siz bende kayıtlısınız kimsiniz demek için. Telefonu orta yaşlı bir adam açtı, ilk başta o da şaşırdı, sonra bir spor salonu sahip olduğunu falan söyledi derken ben hatırladım. Beni görüşmeye davet etti, bende 1 hafta kadar sonra gittim.

Hayalimde hep fitness yapılan, koşu bantlarının olduğu sıradan bir yer vardı. Verdiği adres ise yerin altına doğru bir bodrum katına iniyordu. Ürkerek aşağı doğru indim. Girişte devasa iki tane bilardo masası vardı, masaların ardında uzun bir koridor görülüyordu, kimse yoktu. Koridoru devam ettim ve kocaman bir alana geldim. Ortada tıpkı Rocky filminde olduğu gibi ışıklandırılmış bir ring vardı, üstünde 2 kişi boks yapıyorlardı.

Ailemden Sonraki Yuvam Oldu Beni Zayıflatan

Çok hareket etmek zayıflamak için gereklidir bu doğru ama hareket ederken eğlenmektir zayıflamayı bile keyifli bir sürece çevirerek, kişiye bu iradeyi sağlayan. Ben henüz 15 yaşımdayken girdim bu zayıflama işine ve bu süreç boyunca hiç diyet yapmadım.

Spor salonundaki abilerim bana eğlenmeyi, enerjimi atmayı, yağımı harekete geçirerek kasa çevirmeyi öğrettiler. Kickboks ve boks yapmama teşvik ettiler. Onların sayesinde hem günlük enerjimi attım hem de çok daha hızlı bir şekilde boyum uzadı. Önemli olan şeyin spor yapmayı sevmek olduğunu öğrendim, bir şeyi seversen o şeyi bırakmazsın. Ben de bırakmadım.

Ben Artık İstediğim Bedene Sahibim

Şimdi 17 yaşındayım, 1 yıldan fazla süredir 80 kiloyum ve boyum 1,91. 15 yaşımdan bu yana en az 10 santim uzadım ve tam 40 kilo verdim. Hala aynı insanım, aynı benim. Eski naif Arda değişmedi, hala sevimliyim. Ama artık kimse çok sevimlisin diyip yanaklarımı sıkmıyor, hiçbir kız bana eskisi gibi görünmezmişim gibi davranmıyor.

Kilo vermek yalnızca sağlık için değil, aynı zamanda özgüven içindir. Artık giyinmeyi dahi seviyorum, kendime alışveriş yapmayı da. Eskiden babamın giydiği mağazalardan kıyafetler bile bana olmazken şimdi bedenine bakmadan beğendiğim bir şeyi alabiliyorum. Çünkü biliyorum ki her beden bana uyar, çünkü biliyorum ki ben artık istediğim bedene sahibim.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu genç bir diyetisyenim. Zayiflamaiksiri.com sitesinden geniş bir kitleye ulaşmak ve insanların kilo verme süreçlerinde destek olmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. 17 Yaşındaki Arda’nın 6 Ayda 40 Kilo Verme Hikâyesi için yorumda bulun

    17 Yaşındaki Arda’nın 6 Ayda 40 Kilo Verme Hikâyesi için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak 17 Yaşındaki Arda’nın 6 Ayda 40 Kilo Verme Hikâyesi için ilk yorumu yapabilirsin.