Begüm Hanım’ın Bebeğine Kavuşmak İçin Zayıflama Hikayesi

Evlendikten sonra anne olmaya karar verene kadar kilolu olduğumu düşünememiştim. Hatta şimdi bakında gelinlik giyeceğim zaman neden zayıflamayı düşünmedim diye kendime çok soruyorum. Eşimle çocuk yapmaya kadar verdikten sonra çok sayıda denememiz oldu ama yaklaşık bir sene olmasına rağmen hamile kalamamıştım. Sonunda doktora gitmeye karar verdik ve benim kilolarım doktor randevusunda tokat gibi yüzüme çarptı. Minik bebeğimi kucağıma alabilmek için üzerime yapışıp kalan bu fazlalıklardan artık kurtulmam gerekiyordu. Bunun için elimden geleni yapacağımı biliyordum ve kendimi şaşırtmadım.

Kilolarım Yaşamımı Hep Zora Soktu

Otobüse binmek, yürümek, hareket etmek artık çok zor hale gelmişti. Mide rahatsızlıklarımdan, nefes sıkıntısından artık uykularım bile işkence haline gelmişti. Çok fazla haber izleyen, internette takılan biri değilim ve haliyle kiloların çocuk sahibi olmaya engel olabileceğini doktordan duyana kadar hiç bilmemiştim. Hatta doktorun dile getirmesine rağmen bir miktar idrak sorunu yaşadım ve durumu kabullenmek istemedim. Resmen bir sene benim ve kilolarım yüzünden heba olmuştu. En kısa sürede çocuk sahibi olmak istediğimden uzun sürecek bir zayıflama süreci bana itici geliyordu ama başka çarem de yoktu. Bu süreci sabırla, sakince ve inanç dolu geçirmem gerektiğini en başta eşim sık sık dile getirerek bana destek oldu.

Meğer Doğurganlık Sistemim Alt Üst Olmuş

Doktor konudan kendisine bahsetmemizin ardından doğrudan bana odaklanmıştı. Kilolarım hamile olmama engel olduğundan çok emindi ve bir takım testler istedi. Kiloyla birlikte bozulan sistem beraberinde hormonal dengesizlikleri getirmişti. Yumurtlama sistemini çalıştırın temel hormonların değerleri yapılan kan testi sonucunda facia gibi çıkmıştı. Bu durumun sonunda zayıflamam gerektiği kesinleşti ama ben hala çocuk konusunda istekli ama zayıflamak konusunda isteksizdim. Sonra benim olabilecek bebeği hayal ettim. Neden bu güzellikten mahrum kalmayı tercih edeceğim ki diye düşünürken zayıflama serüvenim başladı.

Çevresel Faktörlerin Baskısı

Evlendikten sonra herkes çiftlerden bir bebek müjdesi bekler hale geliyor. Bu süreç uzayınca durum bir çeşit psikolojik baskı halini almaya başlıyor. En azından bu süreç bizim için böyle bir hal almıştı. Eşim de ben de artık bu konuda gelen sorulardan gerçekten rahatsız olmaya başlamıştık. Doktora gidişimizin bu konuda büyük etkisi oldu. E tabi kilolu olmam da neden bilmiyorum ama çevredekileri çok düşündürüyordu. Hamile kalırsam ve bu kilo üzerine daha da kilo alırsam nasıl olacağı benden çok onların derdi haline gelmişti. İlk etapta onlara kızmış olsam da şimdi düşününce haklı olduklarını anlayabiliyorum.

En Büyük Hayalim için Kilo Verme Çabalarım

Bu dünyada hayalini kurduğum, en çok istediğim şey için yani anne olmak için kilo vermeye karar verdikten sonra doktorumun da tavsiyesiyle aynı hastanedeki diyetisyene gittim. Zaten ben de bu işin altından kendi başıma kalkamayacağımı biliyordum. Öncelikle kan değerlerime daha detaylı olarak bakıldı ve bunun neticesinde en uygun beslenme biçimi belirlendi. Başlangıç kilom 117’ydi ve ayda en az 4 kilo vermek gibi bir hedef belirlenmişti. Ancak benim bu kadar sabrım olmadığı için diyetisyenimle de konuşarak beslenmeyi sporla desteklemeye karar verdik.

Bebek Beklentisi Varken Zayıflamaya Çalışmak Dikkat Gerektiriyormuş

Bir taraftan da bebeğimiz olması için çabaladığımızdan beslenme yetersizliği yaşamadan kilo vermem gerekiyordu. Yani sağlıklı bir zayıflama olması en önemli şarttı. Bu nedenle diyet listem buna göre detaylandırıldı. Almam gereken vitamin, minerallerden asla geri kalmadım. Bu süreci yine bebeğe zararı olmayacak hormon dengeleyici ilaçlarla destekledik.

Kilo Verip Hamilelikle Geri Almak Beni Korkutmuştu

Bu kadar çaba harcayıp kilo verdikten sonra hamile kalmak ve verdiğim kiloları tekrar almak beni endişelendirmişti. Sonuçta doğumdan sonra da aynı zayıflama sürecini yaşamak benim için yorucu olacaktı. Bu konudan doktoruma bahsettiğimde hamilelikte sağlıklı beslenirsem fazla kilo almayacağımı ve doğum sonrasında hızlıca verebileceğimi söyledi. Bu cümleler beni rahatlamıştı ama hamilelikte beslenme desteği almaya çoktan karar vermiştim. Üstelik kilolu bir şekilde hamile kalmak ve bu şekilde doğum yapmak da son derece zararlıymış. Haliyle hem bebeğimi hem kendimi riske atamazdım ve artık zayıflama serüvenime benin psikolojik desteğim e eklenmişti.

Bebeğime Adım Adım Yaklaşırken

Diyete başlamamla ilk 3 ay boyunca beklenen 4 kilo olmasına rağmen 6’şar kilo civarında kilo verdim. Kendi uydurduğum bir beslenme biçimiyle sonuca bu kadar hızlı varamayacağımı biliyordum. İlk üç ay çok hafif bir şekilde spor yapmaya başladım. 3 ay bittiğinde toplamda 18 kilo vermiş ve 99 kiloya düşmüştüm ama bu yeterli değildi. Sonuçta hamile kalırsam eklenecek en az bir 10 kilo vardı. O yüzden işi biraz daha sıkılaştırmaya karar verdim ve diyetisyenimle de tekrar görüştüm. Kendisi bebek düşüncem olduğundan beslenmeyi daha fazla kısamayacağımızı söyledi. Bu nedenle zayıflama konusunda spora daha fazla yönelmem gerektiğine karar verdim. Basit yürüyüşlerle geçiştirdiğim üç ay sonunda profesyonel bir spor salonuna kayıt oldum. Çalışmadığım için bol bol vaktim vardı ve haftanın üç günü, günde 1,5 saat olacak şekilde bir program ayarladık. Spor konusu üzerine düşmemle birlikte önümüzdeki 2 ay içinde de toplamda 12 kilo vermiş ve 87 kiloya düşmüştüm. Hamilelik için hala uygun bir kilo olmadığı kabul ediliyordu ama bu kiloyla hamile kalan ve doğum yapan kadınların sayısı da azımsanacak gibi değildi. Yoğun tempolu zayıflama sürecime geçen 5 ayın ardından akupunktur desteği eklemeye karar verdim. Bu destekle birlikte geçen 2 ay sonucunda 13 kilo daha verebildim. Sonunda 74 kiloya düşebilmiştim ve artık bebek çalışmalarını hızlandırabileceğimizi doktorun kendisinden de duymuştuk.

Sonunda Bende Hayalime Kavuşabildim

74 kiloya düştükten sonra hamile kalmaya çalışmakla geçen ilave 3 ayın sonunda sporu hafifletip, beslenmeye dikkat ederek 68 kiloya düşmüştüm. Bu kiloya ulaştığım üçüncü ayın sonunda bir bebeğimin olacağını öğrendiğimde hala olanlara inanamıyordum.  10 ay geçmişti ve ben 117 kilodan 68 kiloya düşebilmiş; üstelik hamile kalabilmiştim. Hamilelik boyunca beslenmeme dikkat etmeye devam ettim ve her gün mutlaka hafif tempoda yürüyüş yaptım. Hamilelik boyunca toplamda 8 kilo almış olduğuma ben de hala inanamıyorum. Artık doğumdan sonra kolayca kilo verebileceğimin farkında varmıştım.

Bebeğim Kucağımda, Kilom İdeal Daha Ne Olsun

Doğuma girerken 76 kiloya ulaşmıştım. Doğum yaptım ve doğumun hemen ardından 5 kilom anında gitmişti. Zayıflama serüvenime yeniden 71 kiloyla başlamıştım ama işimin daha kolay olduğunu biliyordum. Vücudumun kendini toparlamasının ardından çarçabuk tekrar spora başladım ama zaten bebekli hayat son derece tempolu ilerliyordu. Bununda etkisi olacak ki çok kısa süre içinde 65 kiloya kadar düştüm. Artık vücudum boy kilo oranına göre ideal yapıdaydı. Ancak tabi ki bu halime güvenip kendimi salmadım. Emzirme döneminde süt çoğaltacağına inanılan saçma yöntemleri kullanmadım. Artık sağlıklı beslenmekten vazgeçmeyeceğimi biliyorum. Çünkü daha önceki halime bakınca kendime nasıl bir yük bindirdiğimi düşünüp duruyorum. Sonuçta ideal kiloma ulaştım ve anne olabildim. Sadece anne olabilmek için bile tüm bu çabaya değerdi.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu genç bir diyetisyenim. Zayiflamaiksiri.com sitesinden geniş bir kitleye ulaşmak ve insanların kilo verme süreçlerinde destek olmak istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Begüm Hanım’ın Bebeğine Kavuşmak İçin Zayıflama Hikayesi için yorumda bulun

    Begüm Hanım’ın Bebeğine Kavuşmak İçin Zayıflama Hikayesi için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Begüm Hanım’ın Bebeğine Kavuşmak İçin Zayıflama Hikayesi için ilk yorumu yapabilirsin.