İş Hayatımı Zehir Eden Kilolarımı 4 Ayda Verdim

İş hayatında dış görünüşün ne kadar önemli olduğunu kilolu halimle iş arayıp zar zor bulup çalışmaya başlamamla daha net anladım. İlanlarda hep gördüğüm dış görünümüne özen gösteren tabirinin bu derece gerçek anlamda kullanılabileceği aklımın ucundan geçmezdi. Kilolarım başta iş bulmamda bana fazlasıyla engel olsa da sonunda iş bulmayı başarabildim ama bu duruma pek sevinebildiğimi söyleyemem. İş ortamında görsel açıdan ciddi bir farkınız varsa ve insanlar size baştan ısınmamışsa tıpkı benim gibi sıkıntılar yaşabiliyorsunuz.

Kendimi Hiç Zayıf Hatırlayamıyorum

Geçmişte dönüp baktığımda şu dönemde zayıftım gibi bir cümle kuramıyorum. Her zaman kiloluydum ve bu belki son dönemdeki kadar değildi ama hep çevremdeki kişilerden daha kilolu olmuştum. İlk başta beni rahatsız etmeyen bu durum arkadaş ortamlarına girmekle beraber ciddi bir rahatsızlık vermeye başladı. En yakın arkadaşlarımın, akrabalarımın bile bu konuda dalga geçer tarzda konuşmalarına şahit oldum. O anlarda ciddiye almamış gibi dursam da demek ki hepsi bilinçaltıma yer etmiş olacak ki keskin bir kararla zayıflamaya karar verdim.

Eğitim Hayatını Tombul Geçirmek Gerçekten Zordu

Klasik okul eğitimleri dışında kariyer anlamında kendimi geliştirmek için birçok kursa gitmek durumundaydım. Bu dönemde de hep kilom vardı ve kilolarım dalga konusu halini alabiliyordu. Yetişkin, aklı başında, işinde gücünde insanların böyle saçma şakalar yapmayacağı düşünülür ama yapıyorlardı. Kendi kendime hep ben başkasına böyle cümleler kuramam diyorum ama çok zayıf olsam kilolu biriyle nasıl iletişim kurarım  hayal edemiyorum tabi ki. Kilolarımla alay etme mevzusu artık beni derslerden soğutur hale getirmişti. Derslere gitmek istemiyor hatta evden dışarı çıkmak istemiyordum. Artık tombul, tombik, tombiş gibi lakaplar takılmaya başlanmış ve kiloma dikkat etmeyen insanların bile dikkati çekilmeye başlanmıştı.

Kilolu Olduğum için Başvurduğum İşe Kabul Edilmedim

Hiçbir zaman aranan dış görünümüne özen gösteren, prezantabl adaylardan olamamıştım. İş ararken ilanlarda sürekli bu kelimelerle karşılaşmak, kendimi adadığım kariyer eğitimlerinin boşa olduğunu düşünmeme neden olmaya başlamıştı. Şans eseri görüşmeye gittiğim bazı yerlerden gerek hızlı hareket edemeyecek olmam gerekse misafirlere, müşterilere karşı görsel açıdan uygun olmamam sebepleriyle reddedildim. Normal bir insanın iki katı sürem iş aramakla geçti diyebilirim. Karşıma çıkan her fırsatı değerlendirdim ama kimse 123 kiloda birini işe almayı tercih etmiyordu.

Şans Eseri Bulduğum İşim

Uzun uzun arayışlar neticesinde sonunda gerçekten iyi bir iş bulabildim. Ancak bu duruma sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Yöneticiler her ne kadar bu duruma odaklanamasa da çalışanlar yeni, tombul iş arkadaşlarına pek sıcak bakmamıştı. Kadınların en büyük düşmanının kadınlar olduğu gerçeğini bu iş yerinde en gerçek haliyle yaşadım. Hemcinsim olan iş arkadaşlarım zaman geçtikçe kilom konusunda tuhaf bahisler geçirmeye başladı. Asansöre bindiğimizde kilomla kendi aralarında konuşarak dalga geçtikleri bile olmuştu. Artık bu durum gerçekten canımı sıkmaya başladı ve bu tür bir mobbinge maruz kalmaya son vermem gerektiğini anladım.

Kilo Mobbinginin Eve Yansıması

Kilom konusunda iş yerinde yaşadığım mobbing artık beni iyice bunaltmaya, işten soğutmaya başlamıştı. Öyle ki geceleri yatakta ağlayarak uyuduğum zamanlar bile olmuştu. Sabahları zor kalkar ve güçlükle işe gider hale gelmiştim. Bu durumu evdekilerin fark etmesi çok zaman almadı. Ailem hep destekçim olmuştu ve burada çalışmak zorunda olmadığımı dile getirdiler ama onlar bana destek oldukça ben yaşadığım stresi onlara yansıttım ve burada büyük bir yanlış yaptığımın farkındaydım. Psikolojim iyice bozulduğundan kilolarımı saklayabilmek adına saçma sapan şeyler giyindim ve iş yerimde öğle aralarına bile yalnız çıktım.

O Asansör Baskısı Karar Vermemi Tetikledi

Asansörde benimle hunharca dalga geçilince artık bu duruma bir son vermem gerektiğinin farkında varmıştım. O zamana kadarki en kararlı halimle diyete ve spora başlayamaya karar verdim. Bu durumun bile iş arkadaşlarım arasında dalga konusu olacağının bilincindeydim. İnsanları memnun etmek zor çünkü kilolu olursun dalga geçerler, kilo vermeye çalışırsın dalga geçerler, destek olmazlar. Bunlara kafa yormayı bırakıp gerçekten yapmam gerekenlere odaklandım.

Çalışıyorsanız Diyet Yapmanıza Çok Sayıda Engel Var

Çalışanların mesai saatleri, ulaşım gibi sıkıntılar sebebiyle zaman sorunu yaşadığı gerçeğini ben de bizzat yaşadım. Bir önceki otobüse binmek için daha erken evde ayrılmak, kahvaltı yapamamak, öğle aralarında dışarıdan yemek zorunda olmak ve spora vakit ayıramamak çözüme kavuşturulması gereken konulardan sadece bazıları. Ben tüm bunlar üzerine ciddi anlamda düşünüp kararlar verdim ve kendime plan oluşturdum. Bu planı yaparken kendinize sevimli bir planner edinmenizi önerebilirim çünkü bende çok işe yaradı.

Çalışırken Uyguladığım Diyetim

Öncelikle yarım saat daha erken kalkmanın bana bir şey kaybettirmediğini kendime kabul ettirdim. Yarım saat erken kalkarak kahvaltımı yapabiliyordum. Bol sebzeli, yumurtalı, yeşil çaylı bir kahvaltı öğünü hazırlıyordum her gün kendime. İşe gidip gelirken bir durak önce inmeye başladım ve iş yerine, eve giderken kendime yürüme mesafesi oluşturdum. Öğle yemeklerinde dışarıdan yemek yerine evden yemek götürmeyi tercih ettim. Isınma gerektirmeyen zeytinyağlılar, salatalar ve çorbalar en sık tercih ettiklerimdi. Nadir olarak dışarıdan yemek durumunda kaldım ama en zararsız ve sağlıklı olanlarından tercih etmeye çalıştım. Plannerımı iyi bir şekilde kullandım ve harika bir organize yaparak kendime spora gidecek vakit yarattım. Hafta bir saatimi ayırmak üzere bir spor salonuna başladım. Tüm bunları hiç aksatmadan, bir an bile pes etmeyi düşünmeden 4 ay boyunca yaptım. Neticesinde 4 ay sonunda tam tamına 33 kilo vermiştim.

Gözler Hep Üzerimde

Zayıflama sürecim hala devam ediyor çünkü 4 ay sonunda 123 kilodan 90 kiloya düştüm. Elbette daha çok kilo vermem gerektiğinin farkındayım ama bu kadar fark bile iş yerindeki sözde arkadaşların bakışlarında değişikliklere yol açmaya yetti. İdeal kiloma ulaştığımda neler olabileceğini gerçekten merak etmeye başladım. Zayıflama sürecime aynı beslenme biçimiyle ama sporu haftada iki saate çıkartarak devam ediyorum. Hedefim 60 kilo olmak olduğundan önümde daha 30 kiloluk uzun bir süreç olduğunun farkınayım. Kendimi iyi hissetmem, insanların övgüyle bakması ve benden bahsederken artık dalga geçme edasının ortadan kalkması bana moral veriyor ve kendime güvenimi artıyor. Artık istediğim kiloya düşebileceğimi daha net bir şekilde biliyorum.

Artık Bir Arkadaş Çevrem Var

Hiç bir zaman kin tutan biri olmadım ama iş arkadaşlarım gerçekten beni kırmışlardı. Üzerine uzun uzun düşündükten sonra bu gerginliğe bir son vermem gerektiğine karar verdim. Onlardan bir şey beklemedim ve ilk adımı ben attım. Neticesi son derece iyi oldu. Artık kilo vermiş olmamdan mı yoksa adım atmış olmamdan mı bilemiyorum ama daha iyi anlaştığımızı, öğlen aralarında birlikte vakit geçirmeye başladığımızı düşününce ne kadar yol kat ettiğimi görebiliyorum. Üstelik bu zayıflama süreci sadece iş arkadaşları açısından değil; sosyal hayatımın da renklenmesi açısından fazlasıyla etkili oldu. Özgüvenimi kazanmış biri olarak insanlara daha kolay yaklaşabilir hale geldiğimi söyleyebilirim.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu genç bir diyetisyenim. Zayiflamaiksiri.com sitesinden geniş bir kitleye ulaşmak ve insanların kilo verme süreçlerinde destek olmak istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Umutsuz dedi ki:

    Tebrik ediyorum. Yazınızı okurken, kendimi okudum sanki.
    Suan beş çocuk annesiyim ve 97 kiloyum. Bir aydır spora yazildim, tatlı yı ekmeği kestim. Akşam sekizden sonra yemiyorum. Emziren bir anne yim. Ama kesinlikle kilo veremiyorum.
    Tam olarak ne yiyip içtiniz, çok merak ediyorum.
    Lütfen bana yardımcı olur musunuz. Belki bir öneriniz vardır.
    Şimdi den çok teşekkür ediyorum.
    Başarılar diliyorum.
    Saygılarımla